yıllardır görmediği abisi, yıllardır gelemediği memleketten, hayatın flaşbeklerini gayet soğukkanlı, uzun uzun anlatırken nasıl donukkanlı özleniyorsa, öyleyim.
öyleyim ve dahi, anlatırken abisi, şarkılarını dinlediği ünlünün ünsüzharflik zamanlarından, yanyana fotoğraf çektirdik modunda bahsetmesiyle nasıl ağırkanlı şaşırılıyorsa, öyleyim.
öyleyim ve belki, anlatılanların ikinci tekil şahıslık günlerinden kalma burundireğisızıları eşliğinde soy soylanıp boy boylanırken, abiliğin kaçıncı hangi şahıslığı sorgulanmasıyla; ıspanaklı börek ve patates kızartmasına eşlik eden çayın dördüncü şekerinin eriyişi arasında nasıl bir bağ kuruluyorsa, öyleyim.
öyleyim ve yani, bunu daha açık nasıl söyleyeceğimi bilmek ve yazık ki söylemesem daha iyi olmaklık nasıl bir kahırsa, öyleyim.

3 comments
Comments feed for this article
Mart 12, 2009 5:41 pm
aysunyollardagezer
sago bunu okuyup başlamasın şarjörü doldurduuuuuuummmm diye =))
Mart 13, 2009 4:29 pm
yanlış cevap
böyle gerçekleri tadına bakmaksızın gerçek üstü bir hızla buruşturup en yakındaki gerçekçöpkutusuna atmak istiyorum, geri dönüşümsüz olması şartıyla!
Mart 16, 2009 3:32 pm
küçükevinaptalkızı
maykonteynam,
sago relaxta kol geziyormuş diye duydum. öyle olmasa bile ve ayrıca, anlamayacağını garanti ediyorum. binaenaleyh, kadehlerimiz dolu, en kötü günümüz böyle olsun.
sümeyye’m,
ben bazı gerçekler için – misal, geridönüşümsüzlüğün çare olamadığı böylesi gerçekler içüğn- evrim sosuna bandırılmış reenkarnasyon mantolu hayatlar diliyorum. Amin, demeyi de ihmal etmiyorum.