yıllardır görmediği abisi, yıllardır gelemediği memleketten, hayatın flaşbeklerini gayet soğukkanlı, uzun uzun anlatırken nasıl donukkanlı özleniyorsa, öyleyim.

öyleyim ve dahi, anlatırken abisi, şarkılarını dinlediği ünlünün  ünsüzharflik zamanlarından, yanyana fotoğraf çektirdik modunda bahsetmesiyle nasıl ağırkanlı şaşırılıyorsa, öyleyim.

öyleyim ve belki, anlatılanların ikinci tekil şahıslık günlerinden kalma burundireğisızıları eşliğinde soy soylanıp boy boylanırken, abiliğin kaçıncı hangi şahıslığı sorgulanmasıyla; ıspanaklı börek ve patates kızartmasına eşlik eden çayın dördüncü şekerinin eriyişi arasında nasıl bir bağ kuruluyorsa, öyleyim.

öyleyim ve yani, bunu daha açık nasıl söyleyeceğimi bilmek ve yazık ki söylemesem daha iyi olmaklık nasıl bir kahırsa, öyleyim.