—————————————

 

neden, demiş elizabet, neden cesetleşeceğim bir evrende yaşıyorum?

niçe ilgisiz bir ilgiyle, kaderini sev, demiş kardeşine.

ah, evet, demiş elizabet ağlayarak, sen dünyanda mutluluktan sarhoş olmuş genç bir bahçıvansın ve benden budadığın her daldan fışkıracak yeni canlar için şerefine kadeh kaldırmamı bekliyorsun.

niçe bu kez sahiden ilgilendiğini göstererek bakmış yüzüne kardeşinin, niçin ağlıyorsun elizabet, demiş, mutlu değil miyiz?

bana kötü niyetli bir satranç oyuncusuymuşum gibi davranma, demiş elizabet. dünyamı arka bahçen ilan ettin ve her lale senin istediğin renkte açıyor.

ve niçe ağlamış;  zaten kırılganmış niçe, zaten kendi öneminden kuşkulu..

ve Irvin ancak bu ağlayışa destan yazmış.

ve William, buna binaen sadece şunu söylemiş:

“insan, içinde doyurulmamış arzular taşıyacağına, yeni doğmuş bir bebeği öldürsün daha iyi.”

 

perde.                                                                                     

                                                                                     ——————————-