99b1cff251253196

 

tıpkı,

çekmeceyi açıp aradığını bulamadığın spatulanın, makinede olma ihtimalini düşünerek çekmeceyi kapamak ve makine de olmadığını gördüğünde çekmeceyi tekrar açıp spatulayla karşılaşmak gibi.

ya da,

rezzan hanımablanın da dediğine göre, yeni yılın kovaların yılı olması gibi.

bu yüzden size iyi yıllar diliyorum,

benim ki nasılsa garanti.

 

saçmasapanımın horozibiğinin dandanhasanası.

opucukbir gazeteci çıksa,  postallar altında ezim ezim ezilen bir halkın memleketinde postal sahibinin kafasına ayağındaki mütevazi ayakkabısını atsa,

hani olmaz ya, farzedelim ki olsa,

aziz milletimin konuyla en çok ilgilendiği nokta ise ayakkabının borsaya rakip oluşu olsa,

dahası, adına sanal ortamlarda gruplar kurulsa, efendime söyliim sloganlar bulunsa, laga luga, bıdı bıdı.

yok artık, derdim.

bir de utanmıyorsanız “veda öpücüğü” adında bir film çekin de, insanlar aroglulardan sonra pushlularla tanışsınlar, derdim.

neyse ki olmuyor böyle şeyler.

 

 

bir ters bir düz

                                            örüyorum

                    kim ters kim düz

                                                             bilmiyorum

                                ben ters sen düz

sanıyorum

                  ha ters ha düz

                                                        ne diyorum

 

 


Originally uploaded by münür

p6080387_001

 

ilkleri yaşarken ilkleri yaşatmak ilkesine sahip, maykonteynam mim dalgasına almış beniyazmayana yazdırmak için iyi bahane buluyor hocam

şu fani dünyada , orada olmaktan hoşlandığımız on yeri resimleriyle sayacakmışız, sayalım:

 

p8100328_001

1- İflah olmaz bir velespitçi olarak en sevdiklerimdendir, bir bisikletin üzerinde olmak. bisikletin nerede olduğuysa çok da önemli değildir. Ha, eğer beyaz sepetli ve doğaya salınmış bir bisiklet bulursam, onu evcilleştirmek yerine kendimi doğaya salmayı da tercih ederim, o ayrı tabi (:

 

 

panoramikil_001

2- İflah olmaz bir fizikkurallarıreddiyecisi olarak, rüzgarda uçuşmak da en sevdiklerimdendir. Eğer orası bir denize nâzırsa, ya da dağlı-taşlıysa, ya da tarlalı börtülü böcekliyse, ve hatta orda bir köy varsa uzakta ve o köy bizim köyümüzse, çifte kavrulmuş lokum tadındadır hayat, yalan mı?

 

salincak

3- İflah olmaz ve büyümeyibilmez bir böremüt olarak, bir çocuk oyununun içinde olmak  ( çocukça bir oyunun içinde olmak değil) ; herhangi bir yerde herhangi bir zaman, hatta keşke her zaman, doygunca ve yorgunca keyfimdir.

 

pb030668_001

 4- iflah olmaz bir teyze olarak bu bakışların odağında olmak, ya da bu bakışları gören bir yerde olmak, yarı kutsanmış keyfimdir.

 

 

cinema

5- İflah olmaz bir zeytinyağlı kontes olarak, kimi temâşâlar içün yan yana ve ard arda dizilmiş koltuklarda olmak; bir ben vardır benden içerûyu bulmak, bir ben kaçtı benden dışarûnun ardından koşmak.

 

 

körün gözünün degmedigi

 6- İflah olmaz bir okuyucu larak, “körlerin gözünün değmediği” bir kitabın arasında olmak keyfimin tuzunun sevgilisi biberdir. Tıpkı şu yeşil kalem gibi, manzaraya aldırmaksızın kafayı kitaba banmak hele.. 

 

 

 

camayagmur

7- İflah olmaz bir evkızıveyağmursever olarak -evet, ben de yağmuru severim, ben de sizdenim evet- yağmur yağarken şehrin orta yerinde olmaktansa, pencerenin arkasında olmanın dadına doyamayanlardanım. Değilse, dağın başında olayım, yağmur sadece benim için yağsın.

 

 

yesil

8- İflah olmaz bir yeşilseverveyeşilisevdirtirlerderneğigenelveonursalbaşkanı olarak yeşilin ortasında olmak, hatta yemyeşilin, maxisevdiceğimdir. Yeşilin olduğu yerde olmak hatta. Hatta üstüm, başım, sağım, solum, önüm, arkam yeşil olmak. Çünkü hayata böyle renkler lazım.

 

bunlar kimilerinizin zâtlarınca zaten malum olanlar..

bi de şunlar var:

 

cindenlamba

9- İflah olmaz bir cin olarak, her fırsatta lambaya fitil olmak ateşe çağıran sevdiklerimdendir.

 

 

toss

10- İflah olmaz bir ayronikılgörl olarak, zamana ve mekana göre toz olmak.

 

ve hatta hızımı alamayıp, fırsat verilirse nerde ne olmak istediğimden de bahsetmek isterim:

 

 

kardanöncesongiriş

İflah olmaz bir acabasonundaneolacakmeraklısı olarak, Uludağ’da yoğun kar altında “kardanöncesongiriş” çağrısına uyarak gençtürkselli olmak.

 

 

kızılkoruma

İflah olmaz bir siviltoplumşeysi olarak, güneşli havalarda kızılay çadırı altında son model araba olmak.

ve burdan yanlışcevap‘a hoşgeldin hediyesi olsun diye, aynisafa‘ya da sebepler dünyasında yazmak için bir sebebi olsun diye aynı mimden gönderirim.

Bursa’yı benlen seven Konteynama teşekkürlerimlen.

doramar_200

  

Ben bugün tencerenin dibinde kalmış eski yoğurdu dolaptan çıkardım.

 

En baştan anlatayım:

Ben bugün yoğurt mayaladım.

 

Daha baştan:

Ben bugün sabah, öğlene karşı gelen sütçü amcadan süt alan babamı, kapıyı ayağıyla iterek açarken gördüm.  Ben bugün babamın elindeki süt tenceresini ocağın üzerine koyarken ocaktan çıkan sesle irkildim. Metallerin buluşması sesi.

 

Ben bugün babamın sütçü amcadan aldığı sütü itinayla kaynatan annemi, kaynayan sütü en az kendisi  kadar beyaz başka bir tencereye boşaltıp tezgahın üstüne koyarken gördüm.

Ben bugün babamın sütçü amcadan aldığı ve annemin kaynattığı sütü tezgahın üstünde soğumayı beklerken gördüm.

 

Elimin tersiyle tencereye dokundum  bugün ben.  Ilıkla sıcak arası oldu süt bugün. Yakmakla yakmamak arası. Sütten elim yanmayınca, dolaptaki eski yoğurt tenceresini çıkardım. İçinde kalan yarısı sulanmış, yarısı süzülmüş yoğurttan bir kaşık, bir de yarım kaşık küçük bir kaseye çıkardım. Çırptım. Sonra tencereden kaşık kaşık süt aldım, kaseye kaşık kaşık süt koydum. Boza kıvamı derler, bilirsiniz. Çırptım.

 

Kaseden kaşık kaşık sütlü yoğurt  aldım ve süt tenceresine koydum. Çınçınladım. Helezon derler, bilirsiniz. Üzerini örttüm ekoseli sofra beziyle. Etrafını sardım annemin yeleğiyle.

 

Ben bugün kocaman bir süt tenceresine yoğurt çaldım. Bir buçuk kaşık yoğurtla. Kaşık kaşık koydum yoğurdu içine; ben tencereye dokundum, yoğurt birkaç damla süte.. Her damla bir diğerine. Her biri yanındakine. Yanındaki sağındakine ve solundakine. Önüm arkam sağım solum yoğurt, dedi bir damla bir diğerine.

 

Ben bugün size bir yoğurt nasıl mayalanır/çalınır, bunu anlattım

Ben bugün size bir insan  nasıl mayalanır/çalınır, bunu anlattım.

 

Önüm arkam sağım solum yoğurt, dedi süt..

Önüm arkam sağım solum ins…diyemedim ben bugün.

- merhaba, kolay gelsiin

-teşekkür ederim..

-hoşbulduk..şey.. falanca kişi yok mu?

- yok. filancaya gitti.

- pekii, tamaaamm..hoşçakalın.

- saolun, size de.

   “… bu günlerde hayatla tek bağlantım ocakbaşı köftecisinde aldığım haz; beni kokusuyla, tadıyla, cızbıza kayan musikisiyle mest eden…” diyen ağabeyimizi  selamlayarak

 Bir ekmek arası döner yiyesim gelmiş de, bulduğum tüm ekmekler kepekli, kıymalar tavuklu  çıkınca kendimden ve isteğimden vazcayıp “vejeteryan olanlar ve vejeteryanlara gönülden destek verenler” kulübüne katılmışım sanki. Müdürlük kimbilir bana ne kadar otlu/otsu tavsiyeler vermiş ki, vitaminsizlikten bayılmışım.

 

Sonra,

 

yakınlarda çin lokantası yazan bir tabelayı görmüş, açlıktan ne yiyeceğini şaşırmış bir halde kıymalı çin böreğiyle tıka basa karnımı doyurmuş, tüm porsiyonları yemiş gibi mutlu, huzurlu ve tok hissiyatımla etrafa bakıp parmak şıklatasım, hesap, diyesim gelmiş.

 

Halbuki,

 

Rüyaymış bunlar. gerçekte: işten çıkmışım, dürümcü sülonun  küçük kamyonetlerde açtığı şubelerden birini görmüş de, etrafta vızır vızır dönen motorlu kuryelerin yardımıyla en nadide tabureye oturtulup, acılı dürüm üstüne ayranımı yudumlamış, eve gelip duşumu alıp, üstüne üşümüşüm. Kombiyi açmayı unutmuşum. Isınmak için battaniyenin altına sığınırken uyumuşum.

 

Sonra,

 

Uyanıp sol yanıma üç kez tükürmüşüm ve düşünmüşüm, eğer bu bir rüya olmasaydı, kendi bunalımlı çıkmazlarımda bir vejeteryan mı olurdum yoksa kâpçı karşısına kâpçı açanlar arasında zikzak ve zırt-pırt medcezir dokuyan mı, diye. Sonunda:  kabaknapolitenikuzutandırdanöncezeytinyağlıbaşlangıçyemeğiolaraksevengillerden olmak diye bir seçenek varsa eğer, onu seve seve seçebileceğime karar vermişim.

 

Uzatmayayım.

“…belki de hiç yememek ve hayaletleşmek daha iyidir. Yoksa böyle uçabilir miydim? Ya da  olabilir miydim böyle küçük evin aptal kızı; her lodos da ceplerine taş dolduran…” diye anlamsızca başladığıma anlamsızca bir nokta koyarak.

 

 

 

* Biz hocamızdan böyle gördük